MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan
HÜKÜM : Mahkumiyet
Suç tarihinde aşırı dozda uyuşturucu madde alması sonucu rahatsızlanan ve komaya giren sanığın hastaneye getirildiğinde üzerinde katılan ... adına düzenlenmiş sahte nüfus cüzdanı bulunması nedeniyle bu kimlik bilgileri üzerinden işlem yapılarak genel adli muayane raporunun katılan adına düzenlendiği, 29.03.2013 tarihli görevli memurlar ve hastane doktoru tarafından düzenlenen tutanakta şahsın ifade veremeyecek vaziyette olduğundan beyanın alınamadığının belirtildiği, 29.03.2013 tarihli kolluk tutanaklarında çevreden yapılan araştırmada hastanede yatan şahsın ... isimli şahıs olmadığı, gerçek kimliğinin tespiti için hastane yoğun bakım ünitesinde bulunan ancak ifadesi alınamayacak vaziyette olan sanığın hastane görevlileri nezaretinde parmak izinin alındığının belirtildiği, yapılan parmak izi araştırması sonucu gerçek kimliğinin ... olduğunun belirlendiği ve sanık kendine geldiğinde kolluğa gerçek kimlik bilgilerini beyan ettiğinin anlaşılması karşısında; dosya kapsamına göre sanığın üzerinde taşıdığı sahte nüfus cüzdanını görevlilere ibraz ettiğine ve isminin ... olduğunu beyan etmek suretiyle evrak tanzimine sebep olduğuna dair her hangi bir delil bulunmadığı anlaşılmakla 5237 sayılı TCK'nin 268. maddesinde düzenlenen iftira suçunun unsurlarının oluşmayacağı gibi TCK'nin 206. maddesindeki resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunun da oluşmayacağı gözetilmeden sanığın beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16.01.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.