MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.04.2009 gün 2008/238 Esas, 2009/94 sayılı kararında özetle, mahkemelerce daha ağır bir cezayı gerektirecek ve doğru uygulama yapıldığında temyiz incelemesine konu olabilecek bir eylemde, suç niteliği doğru belirlenmesine karşın, yanılgılı bir uygulama ile kesinlik sınırı içinde kalan bir cezanın verilmesi halinde, bu gibi hükümler ancak aleyhe başvuru üzerine, temyiz denetimine konu olabileceği ve kesin nitelikteki hükümlerin ancak kesinlik sınırını aşar nitelikte yaptırım içermesi koşuluyla suç vasfına yönelik temyiz üzerine, bu hususla sınırlı biçimde temyiz incelemesine konu olabileceğinin belirtilmiş olması karşısında; somut olayımızda mahkemece belirlenen suç niteliğine göre yanılgılı bir uygulamasının olmaması ve kesin nitelikteki hükme karşı suç vasfına yönelik aleyhe temyiz bulunmaması nedeniyle tebliğnemenin hükmün temyizi kabil olduğu düşüncesine iştirak edilmemiştir.
14.04.2011 tarih ve 27905 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Yasanın 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanuna eklenen geçici 2. maddesi uyarınca sanık hakkında doğrudan hükmolunan ve kesinlik sınırının altında kaldığı anlaşılan 1860 TL adli para cezası ile mahkumiyetine dair hükme yönelik sanığın temyiz isteminin, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi gereğince REDDİNE, 20.09.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy