Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 19.07.2017 gün ve 2017/6817 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca düzenlenen 01.08.2017 gün ve KYB. 2017/45365 sayılı ihbarnamesi ile;
Mühür bozma suçundan suça sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 203/1, 62 ve 52. maddeleri gereğince 3.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl süre ile denetime tâbi tutulmasına dair İzmir 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/10/2014 tarihli ve 2014/553 esas, 2014/562 sayılı kararını müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde yeniden suç işlediğinin ihbar edilmesi üzerine, hükmün açıklanmasına yer olmadığına dair İzmir 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 01/09/2015 tarihli ve 2014/553 esas, 2014/562 sayılı ek kararının "İzmir 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 01/09/2015 tarihli ve 2014/553 esas, 2014/562 sayılı ek kararın bozulması halinde, sanığın tekrar suç işlediğinin ihbar edilmesi üzerine, hükmün açıklanmasına yer olmadığına ilişkin anılan Mahkemenin 12/04/2017 tarihli ve aynı sayılı ek kararına karşı o yer Cumhuriyet Savcısı tarafından yapılan itirazın reddine ilişkin İzmir 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 17/05/2017 tarihli ve 2017/329 değişik iş sayılı kararının hukuken yok hükmünde olacağı düşünülerek yapılan incelemede;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 05/05/2015 tarihli ve 2014/8-145 esas ve 2015/145 sayılı ilamında belirtildiği üzere, 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 231/11. maddesinde açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hükmün hangi şartların gerçekleşmesi halinde açıklanacağı açıkça belirtilmiş olup, bu düzenlemeye göre hakkındaki hükmün açıklanması geri bırakılan sanığın, denetim süresi içinde kasıtlı bir suçtan mahkum olması durumunda hükmün açıklanacağı, bunun için ikinci suçun denetim süresi içerisinde işlenmesi ve kasıtlı bir suç olmasının yeterli olduğu, ikinci suç nedeniyle verilen mahkumiyet hükmünün kesin nitelikte olmasının öneminin bulunmaması karşısında, sanığın denetim süresi içinde işlediği kasıtlı suçtan verilen mahkumiyet hükmünün kesin nitelikte olduğundan bahisle mahkemesince verilen hükmün açıklanmasına yer olmadığına dair kararın merciince kaldırılması gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden” bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, bozulması istenilmiş olmakla,
Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
İncelenen dosya içeriğine göre kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden, İzmir 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 17.05.2017 gün ve 2017/329 değişik iş sayılı kararının CMK'nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 18.09.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy