MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mühür Bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Sanık tarafından suça konu iş yerinde elektrik borcunun ödenmemesi sebebiyle mühürleme yapıldığı ve sanığın mührü kırarak elektriği kullanmaya devam ettiği iddiasıyla açılan kamu davasında, tutanak tanığı ...’ın ifadesinde birden fazla kez mühürleme yapıldığını beyan etmesi karşısında, diğer mühürleme ve mühür bozma tutanaklarına ilişkin olarak açılan bir davanın olup olmadığının tespit edilmesi, dava açılıp karar verilmiş ise zincirleme suç oluşup oluşmadığının belirlenmesi açısından karar ve iddianamelerden birer suretin dosya içine alınması ve incelenmesi, ayrıca mahkemece uyulmasına karar verilen Yargıtay 21.Ceza Dairesi’nin 21.02.2017 tarihli bozma kararında, mühürleme işleminin katılan kurumun özelleştirildiği 30.10.2009 tarihinden önce gerçekleştiğinin belirtilmesi karşısında, dosyada mevcut 30.09.2010 tarihli "Mühür Kayıt Görüntüleme" başlıklı belgeye göre 10.08.2010 tarihinde mühürleme işleminin yapılmış olduğu anlaşıldığından, 02.09.2010 günlü mühür bozma tutanağına esas olan 10.08.2010 tarihli mühürleme tutanağının aslının getirtilip ayrıca başka bir mühürleme tutanağı bulunup bulunmadığının katılan kurumdan sorulması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik araştırma ile hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06.02.2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.