MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Bozma kararına uyularak yapılan yargılamada, sanık hakkında görevi gereği düzenlemekle yetkili olduğu tebligat parçasını sahte düzenlediği iddia ve kabul edilen kamu davasında; Dairemizce yapılan temyiz incelemesinde suça konu tebligat adresinin sanığın görev alanı içerisinde kalıp kalmadığının tespit edilmesi gerektiğinden bahisle verilen 11/11/2015 tarihli bozma kararı üzerine mahkemece yapılan araştırmada; PTT şubesince verilen cevap yazısında suça konu tebligat parçası üzerindeki adresin sanığın görev alanı içerisinde olup olmadığının tespit edilemediğinin belirtildiği, sanığın soruşturma aşamasındaki ifadesinde söz konusu adresin görev alanı dışında kaldığını ifade etmesine rağmen kovuşturma aşamasındaki sorgusunda bu adresin görev alanı içersinde olduğunu beyan ettiği anlaşılmış ise de, son beyanının yargılamada aleyhine sonuç doğmasını önlemek kanaati ile savunma amaçlı verilmiş olabileceği cihetle, sanık aleyhine kesin bir tespit yapılamaması nazara alınıp, sanığın aleyhine sonuç doğuracak nitelikteki bu beyanının, maddi gerçeğe ulaşmak için yeterli kabul edilemeyeceği; sahtecilik eyleminin sanığın görevi gereği düzenlemeye yetkili belge olup olmadığı husunda şüphe oluştuğu gözetilerek, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince eylemine uyan 5237 sayılı 204/1 fıkrası yerine 204/2. fıkrası uyarınca fazla ceza tayini,Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 29/11/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy