MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
1-Sanık ...'ın ... ... isimli işyerinin sahibi olduğunun ve işletmeciliğini yaptığı otogaz istasyonuna lisans almak amacı ile 18/12/2006 tarihinde EPDK Başkanlığına müracaat ettiğinin, müracaat sırasında ibraz edilen hizmet yeri yeterlilik belgesinin TSE tarafından ... inşaat ltd. Şti.'ne verilen ... numaralı belgenin numarası kullanılmak sureti ile oluşturulan ve 19/10/2006-19/10/2007 tarihleri arasında geçerlilik süresi olan hizmet yeri yeterlilik belgesi olduğunun, düzenlenen bu belgenin sahte olduğunun iddia ve kabul edildiği olayda; sözkonusu belgenin noter onaylı bir suretinin Diyarbakır 2.Noterliğinden celbedilerek incelendiği anlaşılmış ise de, EPDK'nın 03.03.2010 tarih ve 08809 sayılı yazısı ekinde gönderilen sanığın 18.12.2006 tarihli başvuru dilekçesi ile ekindeki belgeler arasında suça konu belgenin aslının bulunmadığı, bu yazıda belge aslının 30.12.2009 tarih ve 42539 sayılı yazı ile gönderildiği belirtilmiş ise de, EPDK'nın 30.12.2009 tarih ve 42539 sayılı yazısı ekindeki hizmet yeterlilik belgesinin de suça konu belge olmayıp başka bir belge olduğu, sanık tarafından suça konu belgenin EPDK'ya sunulup sunulmadığının, şayet sunulmuş ise belgenin noter onaylı suret aslının mı, yoksa noter onaylı suretin fotokopisinin mi sunulmuş olduğunun da anlaşılamaması nedeniyle sözkonusu belgenin fotokopi olarak kuruma sunulmuş olması durumunda resmi belgede sahtecilik suçunun yasal unsurlarının oluşmayacağı gözetilerek; suça konu belgenin kuruma sunulup sunulmadığı hususunun EPDK’dan sorularak kesinliğe kavuşturulmasının belge kuruma sunulmuş ise, noter onaylı suret aslının mı yoksa noter onaylı suret fotokopisinin mi sunulduğu sorulup, noter onaylı suret aslı sunulmuş ise belgenin dosyaya gönderilmesi sağlanıp, sonucuna göre, sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinin gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde eksik araştırma ile mahkumiyet kararı verilmesi,
2-Kabule göre de; sahte belgenin EPDK’ya sunulması suretiyle sahtecilik suçunun işlendiğinin kabul olunduğu halde ...'nün doğrudan zarar görmediği ve kamu davasına katılma hakkı bulunmadığı cihetle, usulsüz verilmesi nedeniyle geçersiz olan katılma kararı uyarınca lehine vekalet ücreti tayini,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 01.03.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy