MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Mühür bozma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Asıl dava ile ilgili 26.02.2010 tarihli iddianame düzenlendikten, başka bir deyişle hukuki kesinti gerçekleştikten sonra; birleştirilen davaya konu olan 17.03.2010 ve 12.04.2010 tarihlerinde tespiti yapılan mühür bozma fillerinin ayrı suç oluşturduğu, sanığın mühür bozma suçundan TCK’nin 203/1 ve 43/1. maddeleri kapsamında 2 kez cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde tek zincirleme mühür bozma suçundan hüküm kurulması aleyhe temyiz olmadığından, bozma nedeni yapılmamış; ayrıntısı Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.06.2013 tarih ve 2013/134-2013/320 sayılı kararında açıkladığı üzere, sanığın hükümlülüklerinden en ağır olanının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün olduğundan, tekerrüre esas alınan ilamın esas ve karar numarasının hükümde gösterilmemesi bozma nedeni yapılmamış; Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140-2015/85 sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Bozma kararına uyularak yapılan yargılamada, toplanan deliller karar yerinde incelenip, yüklenen suçun sübutu kabul, soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 02.10.2018 tarihinde oy birliği ile karar verildi.