MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: Mahkumiyet
Bozmaya uyularak yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık ... ve müdafiisi ile diğer sanıklar müdafiilerinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine ancak;
1- Sanıkların, sanık ...'in kızı ve eşine ait Yeşil Kart Sağlık Karnelerine sahte vize yaptırarak resmi belgede sahtecilik suçunu işlediklerinin iddia ve kabul olunduğu olayda; Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 19.03.2015 tarih, 2014/21759 Esas ve 2015/14709 Karar sayılı bozma ilamında sanık ...'ın eşi ve kızına ait yeşil kartların geçerlilik sürelerinin uzatımı hususunda bir engel olup olmadığı araştırılarak, olmaması halinde sanıkların suç kasıtlarının olup olmadığı tartışılarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini gerektiğinin belirtildiği, mahkemece bu konuda Sosyal Güvenlik Kurumu ve Harran Kaymakamlığı'na müzekkere yazıldığı ancak alınan cevabi yazılarda verilen bilgilerin suç tarihinden farklı bir tarihe ait olduğu ve istenilen konuya ilişkin olmadığı anlaşılmakla, vize tarihlerinde karne sahiplerinin yasal olarak vize yenileme haklarının devam edip etmediği hususunun açıklığa kavuşturulmaması karşısında, TCK'nin 211. maddesindeki "Bir hukuki ilişkiye dayanan alacağın ispatı veya gerçek bir durumun belgelenmesi amacıyla belgede sahtecilik suçunun işlenmesi halinde, verilecek ceza, yarısı oranında indirilir” hükmü doğrultusunda sanıkların eylemlerinin gerçek bir durumun belgelenmesi amacıyla belgede sahtecilik suçunu oluşturup oluşturmadığının tespiti bakımından; suç tarihi itibariyle vize tarihlerinde karne sahiplerinin yasal olarak vize yenileme haklarının devam edip etmediğinin yeniden ilgili yerlerden araştırılıp eylemin 5237 sayılı TCK'nin 211. maddeleri kapsamında kalıp kalmadığı ve sanıkların suç kastlarının bulunup bulunmadığı da tartışılarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile TCK'nin 211. maddesi değerlendirilmeksizin yazılı şekilde hükümler kurulması,
2- Kabule göre de;
a- 5237 sayılı TCK'nin 43. maddesine göre "Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi ya da aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi" durumunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanması mümkün olup; aynı anda işlenen eylemlerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağı bulunmadığı cihetle, mevcut dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde, somut olayda sanık ...'in savunmalarında suça konu iki adet yeşil kartı sanık ...'ya verdiğini ve ertesi gün ikisini aldığını beyan etmesi, yine sanık ...'in de savunmasında iki adet yeşil kartı iş takipçilerine teslim ettiğini ifade etmesi karşısında, suça konu sahte vizelerin farklı tarihlerde yapıldığına dair delil bulunmaması nedeniyle eylemin kül halinde 5237 sayılı Yasanın 204/1. maddesinde öngörülen resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı gözetilmeden zincirleme şekilde işlendiğinin kabulü ile temel cezaların TCK'nin 43. maddesi uyarınca artırılması suretiyle fazla ceza tayini,
b- Dosya içerisindeki suça konu yeşil kartların akıbeti hakkında bir karar verilmemesi,
Yasaya aykırı, sanık ... ve müdafiisi ile diğer sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,