MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 29.03.2011 tarih 249/24 sayılı ve benzer birçok kararında da vurgulandığı üzere; aynı suçun değişik zamanlarda birden fazla işlenmesi, işlenen suçların mağdurlarının aynı kişi olması ve bu suçların aynı suç işleme kararı altında işlenmesi koşullarının birlikte gerçekleşmesi halinde fail hakkında TCK'nin 43/1. maddesindeki zincirleme suç hükümleri uygulanacaktır. Ancak TCK'nin 43. maddesinde yer alan ve failin eylemleri arasındaki sübjektif bağı ifade eden "bir suç işleme kararının" bulunmaması veya eylemlerin yenilenen kast ile işlenmesi ya da eylemler arasında hukuki kesinti meydana gelmesi halinde ise artık fail hakkında zincirleme suç hükümleri değil gerçek içtima kuralları uygulanacaktır. Bu açıklamalar karşısında; sanığın kullanımında olan ..... plakalı aracın çalıntı olup üzerindeki plaka ile buna uygun olarak düzenlenmiş motorlu trafik ve tescil belgelerinin sahte olduğu ve yine babası adına kayıtlı olan ..... plaka sayılı aracın muayenesinin sahte olarak yaptırıldığının tespit edilmesi, olayda sahte muayene yaptırılan ..... plaka sayılı aracın ruhsat sahibi ve muayene işlem tarihi ile sahte trafik ve tescil belgesi tarihlerinin farklı oldukları gibi ruhsat sahiplerinin ve kullananlarının, suçun maddi konularının farklı olduğu, dosyaya yansıyan ortak noktalarının suçun aydınlatılmasına yönelik ele geçirilme tarihlerine ilişkin olduğu, dosyada dinlenen tanık ...’un beyanına göre de sahte muayene işleminin yapıldığı aracın, sanığın ve babasının iradesine bağlı günlük ihtiyaca binaen kullanımda olduğu dikkate alındığında, sanığın sübuta eren eylemleri yenilenen suç işleme kararı ile gerçekleştirdiği ve bu nedenle ayrı suçları oluşturduğu anlaşılmış olup, mahkemenin iki ayrı suç oluştuğu yönündeki taktir ve kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden, tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılamada toplanan deliller gerekçeli kararda gösterilip tartışılarak; sanığa yüklenen suçun sübutu kabul, oluşa göre vasfı tayin edilmiş, temel cezayı teşdit gerekçesi ile azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan; sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 21.01.2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.