MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
1- Sanık ...’ın savunmasında, ...’dan aldığı vekaletnameye istinaden şirket adına çek imzalamaya yetkisi olduğunu, şirket adına bir kısım çeklere daha önce de keşideci olarak imza attığını, sahtecilik kastının bulunmadığını savunması; katılanın beyanında şirket yetkilisi ... ve diğer ortak ... tarafından suça konu çekin numarası belirtilerek ayrı ayrı 5.000 TL olmak üzere 10.000 TL’nin hesabına havale edilerek ödendiğini, borcun kalan 30.000 TL’si üzerinden icra takibi yapıldığını söylemesi karşısında; belgede sahtecilik suçlarında önceden verilen rıza üzerine borçlu yerine onun imzasının atılmasında zarar verme bilinç ve iradesi ile hareket edilmediğinden suç kastından söz edilemeyeceği dikkate alınarak, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından; sanık tarafından daha önce de ... yerine imzalanıp ödenen çekler olup olmadığının ilgili bankadan araştırılması; sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tespit edilmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulması,
2-Belgede sahtecilik suçlarında aldatma niteliği bulunup bulunmadığının takdirinin hakime ait olduğu gözetilerek, 5271 sayılı CMK'nin 217/1. maddesi de dikkate alınıp, suça konu çek aslının duruşmaya getirtilip incelenmek suretiyle, özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması, yasal unsurlarını taşıyıp taşımadığının belirlenmesi, aldatıcı nitelikte olup olmadığının gerekçeli kararda tartışılması gerektiği gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz talebi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18.02.2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy