MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Sanığın...'e ait çeki bir şekilde elde edip daha çok inandırıcılık ve güven vermek için diğer şüpheliler... ve ... adına sahte ciro yapmak sureti ile katılan bankaya verme şeklinde gerçekleşen eylemine ilişkin olarak “Resmi Belgede Sahtecilik” suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında; soruşturma aşamasında şüpheli sıfatıyla beyanı alınan...’in çek üzerindeki yazı ve imzaların kendisine ait olmadığını ve çek üzerindeki şahısları tanımadığını, keşideci...’e ise söz konusu çeki imzalayarak yaptığı iş nedeniyle...’e verdiğini beyan etmesi, sanığın üzerine atılı suçlamayı inkar etmesi, söz konusu çeki ...’a olan borcuna karşılık ... isimli şahıstan aldığını savunması, ...’ın ise çekteki cironun kendisine ait olmadığını, çekle ilgisinin bulunmadığını beyan etmesi aldırılan uzmanlık raporlarında da ciranta imzalarının ...ve ...’e ait olmadığının belirtilmesi karşısında; gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenebilmesi bakımından; ...’in beyanında adı geçen ...’ın da CMK 48. maddesine göre çekinme hakkı hatırlatılarak beyanlarının alınması, inkarı halinde çekteki tanzim yazılarının bir kişinin eli ürünü olup olmadığı konusunda bilirkişi raporu aldırılması.... ve...’in ifadelerinin kendi aleyhlerine olması ihtimaline binaen tanıklıktan çekinme hakları da hatırlatılarak ifadelerine başvurulmak suretiyle, beyanlar arasındaki çelişkinin giderilmesi, sanığın savunmasında adı geçen ... isimli kişinin araştırılarak, CMK'nin 48. maddesi uyarınca tanık sıfatıyla beyanına başvurulup sanıktan araba kiralayıp kiralamadığının, bu kira sözleşmesine istinaden ... tarafından sanığa çek verilip verilmediğinin sorulup sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
a-)TCK'nin 51. maddesinde düzenlenen erteleme kurumunun uygulanmama nedeni hususunda denetime olanak verecek şekilde herhangi bir gerekçe gösterilmemesi,
b-)Suça konu belgenin akıbeti hakkında karar verilmemesi,
c-)5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz talebi bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26.12.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy