MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: Mahkumiyet
5271 sayılı CMK'nin 231. maddesinin 11. fıkrasında yer alan "Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranılması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkumiyet hükmü kurabilir" şeklindeki düzenlemeye göre; cezanın kısmen infazı, ertelenmesi veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar verilebilmesinin ancak yükümlülüklerini yerine getiremeyen sanık yönünden mümkün bulunduğu gözetilmeden, "resmi belgede sahtecilik" suçundan yargılandığı davada hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen sanığın, denetim süresi içinde yeniden suç işlemesi nedeniyle CMK'nin 231/11. maddesi uyarınca hakkındaki hükmün açıklanması ile yetinilmesi gerekirken, cezanın ertelenmesine karar verilmesi, yine sanığın açıklanması geri bırakılan hükümde mağdurlar adına farklı olarak düzenlenen her bir sahte resmi belge ayrı suç kabul edilip iki kez 1 yıl 8 ay hapis cezasına hükmedildiği halde açıklanan hükümde sanık hakkında bir kez 1 yıl 8 ay hapis cezasına hükmedilmesi hususları aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
5237 sayılı TCK'nin 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı iptal kararı ile yargılama gideri olarak hesaplanan 8.00 TL'nin, 5271 sayılı CMK'nin 324/4. maddesine 02.07.2012 tarih ve 6352 sayılı Kanun'un 100. maddesiyle eklenen “Devlete ait yargılama giderlerinin 21.07.1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutarlardan az olması halinde, bu giderin Devlet Hazinesine yüklenmesine karar verilir.” hükmü gereğince, terkin edilecek miktar olan 20,00 TL'nin altında kalması nedeniyle, hazine yerine sanığa yükletilmesinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür
Yargılama sürecindeki işlemlerin hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen görüşler ile delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışılarak değerlendirildiği, vicdanî kanının deliller ve dosyadaki bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, fiilin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, fiile uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlenip uygulandığı, kurulan hükümde eleştiri dışında bir aykırılık bulunmadığı anlaşılmış; sanık müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olduğundan, hükmün ONANMASINA, 28.02.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.