MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin kovuşturma neticesinde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın, hakkında TCK'nin 43. maddesinin uygulanması yönünden, Cumhuriyet savcılığı ve emniyette tanık sıfatıyla vermiş olduğu ifadelerin hükme esas alınmasına rağmen tanık sıfatıyla emniyette vermiş olduğu ifade tutanağının dosya arasında bulunmadığının anlaşılması karşısında maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından, anılan ifade tutanağının aslı dosya içerisinde bulundurulduktan sonra, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre;
a-Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.06.2013 gün ve 2013/8-151/304 sayılı ilamında açıklandığı üzere, birden fazla tekerrüre esas alınabilecek hükümlülüğün bulunması halinde bunlardan en ağırının esas alınması gerektiği gözetilerek; Gaziantep 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/386 Esas-2012/720 Karar sayılı 12.07.2012 tarihinde kesinleşen 4 yıl hapis cezasına dair ilamın, tekerrüre esas alınan Gaziantep 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/964 esas, 2008/412 karar sayılı ilamından daha ağır hükümlülük içerdiği ve tekerrüre esas alınması gerektiğinin dikkate alınmaması,
b-5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına,11.02.2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.