MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Vergi Usul Kanununa muhalefet
HÜKÜM : Mahkumiyet
1- Sanığa yüklenen sahte fatura düzenlemek suçunun konusunun fatura olması ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 227. maddesinin 3. fıkrasındaki ''Bu Kanuna göre kullanılan veya bu Kanun'un Maliye ve Gümrük Bakanlığına verdiği yetkiye dayanılarak kullanma mecburiyeti getirilen belgelerin, öngörülen zorunlu bilgileri taşımaması halinde bu belgeler vergi kanunları bakımından, hiç düzenlenmemiş sayılır'' şeklindeki düzenlemeye göre de faturaların Vergi Usul Kanunu'nun 230. maddesinde öngörülen zorunlu bilgileri içermesinin gerekmesi karşısında; 2006 ve 2007 takvim yıllarına ait suça konu fatura asılları ya da onaylı örneklerinden kanaat oluşturacak sayıda temin edilip dosya arasına konulmasından sonra incelenerek kanunda öngörülen şekil şartlarını taşıyıp taşımadığının tespit edilmesi, ayrıca Bursa 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2010/409 E. ve 2013/277 K. sayılı ilamı ile sanık hakkında 2006 ve 2007 yıllarında sahte belge düzenlemekten yargılama yapıldığı ve hüküm kurulduğu anlaşılmakla; mükerrer yargılamanın önlenmesi veya zincirleme suç koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin değerlendirilmesi bakımından, sanık hakkında bu dosya ile açılmış benzer başka davalar bulunup bulunmadığı da araştırılarak ilgili dava dosyalarının getirtilip incelenmesi, mümkünse birleştirme hususunun düşünülmesi, değilse özetlerinin duruşma tutanağına geçirilip bu davayı ilgilendiren belgelerin onaylı birer suretlerinin dosya içerisine konulması ve mükerrer yargılama olup olmadığı ya da sanığın eylemlerinin bir suç işleme kararı altında işlenen zincirleme suçu mu, yoksa ayrı ayrı ve birbirinden bağımsız suçları mı oluşturduğunun karar yerinde tartışılmaması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Kabule göre de;
a- Suç tarihi itibariyle engel sabıkası bulunmayan sanık hakkında TCK'nın 51. madde hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
b- 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesine göre "bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi" halinde zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği; somut olayda sanığın 2006 ve 2007 takvim yılları içinde farklı tarihlerde birden fazla sahte fatura düzenlemesine karşın hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması,
c- 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinde yer alan hak yoksunluklarına hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ceza miktari itibariyle kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 21.03.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy