MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.02.2007 gün 5/46-39 sayılı kararında da açıklandığı üzere, mahkemece 5271 sayılı CMUK'nın 232/6. maddesi uyarınca başvurulması olanaklı yasa yolunun, süresinin, başvuru yapılacak merci ile başvuru şeklinin hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi zorunlu olup; hükümde başka suçtan hükümlü olarak ceza infaz kurumunda bulunan sanığa Cezaevi idaresi aracılığı ile hükmün temyiz edilebileceği hatırlatılmadığından temyizin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Zincirleme biçimde resmi belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulurken TCK'nın 204/3. ve 43/1. maddelerinin uygulanması sırasında hesap hatası yapılmış ise de, sonuç ceza doğru belirlendiğinden bozma nedeni yapılmamış; 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığa yüklenen suçların sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, temel cezaları teşdit gerekçesi, cezaları artırıcı ve azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA, 10.01.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy