MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: Mahkumiyet
1-Sanığın, hakkında beraat hükmü verilen diğer sanık ...'ya ait ... plaka sayılı araca 17.04.2010 tarihli sahte araç muayene işlemi yaptığının iddia ve kabul olunduğu olayda; sanığın aşamalarda daha önce kasko ve sigorta işi yaptığını, sanık ... yu ve bu kişiye ait kamyonun muayene işlemini yapıp yapmadığını da hatırlamadığını, ısrarla suç tarihinde Ankara 1 No lu L Tipi Cezaevinde tutuklu olarak kaldığı için atılı suçu işlemesinin mümkün olmadığını savunması karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenebilmesi amacıyla sanığın 1 No lu L Tipi Ceza evinde kaldığı süreler tespit edilmesi, suça konu araç muayene işleminde yer alan el yazısı, rakam ve imzaların sanığa ait olup olmadığına ilişkin bilirkişi incelemesi yaptırılması; sanıklar arasında yüzleştirme yaptırılması, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, suça konu muayenenin sanık tarafından yapıldığına dair başkaca bir delil ile de desteklenmeyen suç atma niteliğindeki diğer sanık ...'nun soyut beyanına dayanılarak eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Kabule göre de;
a)UYAP ortamında yapılan araştırmada, benzer nitelikteki fiilleri nedeniyle mahkumiyetine karar verilmiş ve temyiz incelemesi sırası bekleyen çok sayıda kamu davası bulunduğu anlaşılmakla, belgelerde sahtecilik suçunun hukuki konusunun kamu güveni olduğu ve suç tarihleri birlikte dikkate alınarak; sanığın fiillerinin her biri yenilenen kastla işlenmiş ayrı suçları mı, yoksa bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda işlenen zincirleme suç mu oluşturduğunun değerlendirilmesi açısından, bu davanın benzer nitelikteki davalar ile birleştirilerek yargılamaların birlikte yürütülüp sonucuna göre hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiğinin gözetilmemesi,
b)5237 sayılı TCK’nın 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın ve Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06.02.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.