MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
1.Sanık hakkında ‘‘resmi belgede sahtecilik’’ suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Kayseri Kriminal ... Laboratuvarının 23.07.2013 tarihli ekspertiz raporunda, suça konu ... adına düzenlenmiş nüfus cüzdanında herhangi bir soğuk mühür izinin bulunmadığının, suça konu ... adına düzenlenmiş nüfus cüzdanında “fotoğraf hanesinde farklı zamk bakiyelerinin mevcut olduğu ve alttaki lamine üzerinde farklı bir fotoğrafa ait kenar izi görüntüsünün bulunduğunun belirtilmesi ile Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun uygulanmasına ilişkin Yönetmelik’in 130. maddesinin 2. fıkrasında yer alan ‘‘Soğuk damga fotoğrafın üzerine gelecek ve fotoğrafın görüntüsünü bozmayacak şekilde ve nüfus cüzdanının plastikle kaplanması işleminden sonra ay-yıldıza doğru uygulanır.’’ hükmü dikkate alınarak belgelerde sahtecilik suçlarında aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının takdiri hakime ait olduğundan; suça konu sahte nüfus cüzdanlarının aslının emanetten getirtilerek incelenmek suretiyle, özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması ve denetime olanak verecek şekilde dosya içine konulması; dikkate alınarak, suç konusu nüfus cüzdanlarının aldatma niteliği bulunup bulunmadığının tartışılarak belirlenmesi, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun saptanması gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabul ve uygulamaya göre de;
... sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet savcının ve sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı ... sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken ... sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA,
2.Sanık hakkında ‘‘başkasının kimlik veya kimlik bilgilerini kullanmak’’ suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ;
... sayılı TCK’nin 268. maddesinde tanımlanan "başkasına ait kimlik bilgilerinin kullanılması" suçunun oluşması için, failin işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimlik bilgilerini kullanması, bir başka anlatımla failin daha önce bir suç işlemiş olması veya bir suçtan aranması, kendi kimliğini vermesi halinde hakkında bu suçtan işlem yapılacak olması gerekmekte olup, suçun oluşması durumunda fail bu madde yollamasıyla, aynı Kanun'un 267/1. maddesinde düzenlenen iftira suçuna ilişkin hükümlere göre cezalandırılacaktır.
Somut olayda; 04.07.2013 tarihli tutanak içeriğine göre ... sayılı yasaya muhalefet suçunun şüphelisi olarak yakalanan sanıktan kimliği sorulduğunda, üzerinde kendi fotoğrafı bulunan kardeşi ... adına düzenlenmiş suça konu nüfus cüzdanını verdiği, daha sonra yapılan araştırma neticesinde gerçek kimliğinin belirlendiği, tutanakların gerçek kimlik bilgilerine göre tanzim edildiği olayda, hakkındaki bütün adli işlemlerin gerçek kimlik bilgileriyle yapıldığı, başkasının kimliğini ya da kimlik bilgilerini kullanarak kendisini suçsuz, diğer kişiyi ise işlemediği bir suçun faili olarak göstermediği anlaşılmakla, TCK'nin 268. maddesinde düzenlenen “başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması” suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden atılı suçtan beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
Yasaya aykırı, Cumhuriyet Savcısı ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı ... sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken ... sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 02.05.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy