MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu Görevlisinin Resmi Belgede Sahteciliği
HÜKÜM : Mahkumiyet
Hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen polis memuru sanık ...'ın eşi olan müşteki ... ile aralarında meydana gelen olay nedeniyle Emniyet Müdürlüğünce başlatılan idari soruşturma sırasında Kadifekale Polis Merkezi Amiri olan sanık ...'in idari soruşturmanın muhakkikliğini, aynı yerde polis memuru olarak görev yapan ...'in ise idari soruşturmanın yeminli zabıt katipliğini yaptığı, idari soruşturma sonucunda ...'ın ceza almaması için sanıkların bir araya gelerek, müşteki ... adına önceki beyanlarının doğru olmadığı, eşi olan ...'ı kızgınlıkla suçladığı, şikayetçi olmadığı ifadelerini içerir ...'ın ... adına imzaladığı 21/06/2012 tarihli müşteki ifade tutanağını sahte olarak düzenlediklerinden bahisle cezalandırılmaları istemiyle açılan kamu davasında; müşteki ...'ın suça konu müşteki ifade tutanağı tanzim edilirken ifadenin alındığı Kadifekale Polis Merkezi Amirliğinde bulunup bulunmadığı ya da telefon görüşmesiyle tutanağın adına ... tarafından imzalanmasına önceden rıza gösterip göstermediği hususundaki anlatımlarda çelişki bulunması, sanık ...'in temyiz dilekçesi ve ekinde, suç tarihinde görev istirahatli olduğunu, bir sonraki gün ise yıllık izne ayrıldığını, polis merkezinde bulunmadığını, ifade altında adına atılan imzanın kendisine ait olmadığını, amiri olan sanık ...'in baskısı nedeniyle öncesinde bu hususu ifade etmediğini beyan etmesi karşısında; 5271 sayılı CMK’nin 217/1. maddesi dikkate alınarak, suça konu müşteki ifade tutanağının her -2- sanığa da gösterilerek adlarına atılan imzaların kendilerine ait olup olmadığının sorulması, sanık ...'in hükmün temyizi sırasında beyan ettiği hususların gerektiğinde imzaların aidiyetine ilişkin bilirkişi incelemesi yaptırılarak araştırılması, kendi içerisinde ve birbirleriyle çelişen beyanlar arasındaki çelişkiler giderilmeye çalışılmak suretiyle müşteki ...'ın tutanak düzenlenmeden önce şikayetinden vazgeçip vazgeçmediği hususu açıklığa kavuşturularak, olayda 5237 sayılı TCK’nin 211. maddesi kapsamında “gerçek bir durumun belgelenmesi amacıyla sahtecilik” kastı ile hareket edilip edilmediğinin tartışılması ve sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tayin ve tespiti gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanıklar müdafileri ile Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03/07/2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy