MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Defter ve belgeleri gizleme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın diğer temyiz talepleri yerinde görülmemiştir, ancak;
1- Suç tarihi itibarıyla 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 4369 sayılı Kanun ile değişik 359/a-2. maddesinde "altı aydan üç yıla kadar hapis cezası" öngörülmüş olup, 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanun’un 276. maddesi ile değişik 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 359/a-2. maddesi ile cezanın "bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına" çıkarıldığı; somut olayda, suç tarihi defter ve belge isteme yazısının sanığa tebliğ edildiği tarih olan 28/11/2007 tarihinden on beş gün sonrasını takip eden gün olacağından, suç tarihinin "14/12/2007" olduğu, belirtilen suç tarihinde “defter ve belge gizleme” suçunun temel cezasının asgari haddinin altı ay hapis cezası olduğu gözetilmeden, temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edildiği belirtilmemesine rağmen 1 yıl hapis cezası olarak belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayini,
2- Gerekçeli karar başlığında 14/12/2007 olması gereken suç tarihinin 01/01/2009 olarak yanlış yazılması,
3- 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamada, Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz talepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25/06/2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.