MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Defter ve belgeleri gizleme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Yargıtay Ceza Genel Kurulu ile Dairemizin yerleşmiş kararlarında açıklandığı üzere, yasa metninin tekrarı gerekçe olmadığı gibi yasalarda yer alan hükümler uygulanırken çelişkiye düşülmemesi ve gösterilen gerekçelerin dosya kapsamı ile uyumlu olması gerekir. Bu açıklamaya göre;
Tehlike suçu olan defter ve belgeleri gizleme suçu neticesinde oluşan herhangi bir somut maddi zarar bulunmadığı gibi, suç tarihi itibarıyla 64 yaşında olup adli sicil kaydı bulunmayan, duruşmadaki hâli lehine taktiri indirim nedeni kabul edilen ve dosyaya yansıyan olumsuz bir davranışı bulunmayan sanık hakkında, “devlete olan vergi borcunu ödeyerek zararını gidermediği gibi dosya yansıyan kişiliğine istinaden yeniden özellikle benzer suç işlemeyeceğine dair olumlu kanaat edinilmediğinden” şeklindeki çelişkili ve yetersiz gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
2- Kabule göre; 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan hak yoksunluklarının, sanığın kendi alt soyu dışında kalan kişiler yönünden, hapis cezasının infazı tamamlanıncaya karar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesinin, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140-2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 21.05.2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.