MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahte fatura kullanmak
HÜKÜM : Mahkumiyet
1- Sanık hakkında 2006 yılında sahte fatura kullanma suçundan açılan kamu davasında sanığın, ... Ltd.Şti.'nin müdürü olarak görev yaptığını, şirkete ait Şarkikaraağaç ilçesinde müstakil iş yerlerinin olduğunu, muhtelif tarihlerde değişmekle birlikte genel olarak 20 civarında işçi çalıştırdığını, yol inşaatı işi yaptığını, şirkete ait faaliyet alanlarında kullandıkları araçları bulunduğunu, ürettikleri bir kısım hizmetleri kendi kaynakları ile temin ettiklerini, bir kısım hizmetleri ise taşeronluk sözleşmesi yolu ile satın aldıklarını, iddianamede adı geçen ... İnş. Ltd.Şti. ile kum, çimento, harfiyat alım satımı gibi hususlarda taşeronluk sözleşmesi yaptıklarını, bu sözleşme gereğince yaptırdıkları işler karşılığında adı geçen şirkete de fatura tanzim ettikleri gibi aynı şekilde bu şirketten fatura aldıklarını, tanzim edilen faturaların tamamının gerçek anlamda alım satıma dayalı olarak tanzim edilen faturalar olduğunu, sahte olmadığını, sahtelik iddiasını kabul etmediğini savunması karşısında, maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti için;
a) Suça konu olan faturaları düzenleyen ... İnşaat Emlak Maden Gıda Tur.Nak.S Tic.Ltd.Şti. hakkında düzenlenmiş vergi suçu raporları ile vergi tekniği raporlarının ilgili vergi dairesinden getirtilmesi,
b) Suça konu faturaları düzenleyen şirket yetkilileri hakkında dava açılıp açılmadığının araştırılması; dava açılmış ise, dosyanın getirtilerek incelenmesi,
c) Faturaları düzenleyen şirket yetkililerinin CMK'nin 48. maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatılarak tanık sıfatıyla dinlenmesi; kendilerinden, sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak kime verdiklerinin, sanığı tanıyıp tanımadıklarının sorulması,
d) Gerektiğinde, faturaların gerçek alım-satım karşılığı olup olmadığının belirlenmesi için; faturaları düzenleyen şirketler ile sanığın yetkilisi olduğu şirketin ticari defterleri ve belgeleri üzerinde karşılıklı bilirkişi incelemesi yaptırılması,
Sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ile hüküm kurulması,
2- Kabule göre;
a) Suça konu olan faturaların kurumlar vergisi indiriminde kullanılmış olması nedeniyle, “26.04.2007” olan suç tarihinin, gerekçeli karar başlığında “2006” şeklinde hatalı gösterilmesi,
b) Aynı takvim yılında ait birden fazla fatura kullanılması halinde zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
c) Sanık hakkında TCK'nin 58. maddesi uygulanmadığı halde ve şartları da mevcut olmadığı halde hüküm fıkrasında "Cezanın infazından sonra sanık hakkında denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına" karar verilmiş olması,
d) 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, ceza miktarı itibarıyla sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 26.02.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.