MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahte fatura kullanmak
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık müdafinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
1- 5271 sayılı CMK'nin 231/9. maddesinin, “Altıncı fıkranın (c) bendinde belirtilen koşulu derhal yerine getiremediği takdirde; sanık hakkında mağdura veya kamuya verdiği zararı denetim süresince aylık taksitler halinde ödemek suretiyle tamamen gidermesi koşuluyla da hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilir” hükmünü içermesi; sanık müdafinin 16.02.2012 tarihli oturumda vergi borcunun taksitler halinde ödendiğini savunması karşısında; "2006 takvim yılında sahte fatura kullanma" suçu neticesinde oluşan herhangi bir somut maddi zarar bulunup bulunmadığı katılan kurumdan sorulmadan, bulunması halinde zararın giderilip giderilmediği, taksitlendirme yapılıp yapılmadığı, vergi dairesiyle uzlaşma yoluna gidilip gidilmediği araştırılmadan, engel adli sicil kaydı bulunmayan, TCK'nin 62. maddesi uyarınca takdiri indirim uygulanan ve hükmolunan cezası ertelenen sanık hakkında "zararın tamamının karşılanmadığı" şeklindeki yetersiz gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
2- Kabule göre de;
a) Suça konu faturaların KDV ve kurumlar vergisinde kullanılmaları nedeniyle “26.04.2007” olan suç tarihinin, gerekçeli karar başlığında “01.05.2007” şeklinde yanlış yazılması,
b) 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 04.03.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.