MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahte fatura kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
1- Sanığın 2008 takvim yılında ... Dernek Dayanıklı Tüketim Malları Ltd. Şti., ..., ... ve ...’dan aldığı 62.528 TL tutarındaki 9 adet sahte faturayı bilerek kullandığı iddiasıyla açılan kamu davasında, sanığın yüklenen suçu kabul etmemesi, suça konu faturaları düzenleyen mükellefler hakkında düzenlenmiş vergi inceleme raporlarının getirtilip incelenmediğinin, suça konu faturalara ilişkin ... ve ... tanık olarak dinlenildiği hâlde ... Dernek Dayanıklı Tüketim Malları Ltd. Şti.nin yetkilisi ile ...’ın beyanlarına başvurulmadığının anlaşılması karşısında, maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından; suça konu faturaları düzenleyen mükellefler hakkında düzenlenmiş vergi inceleme raporlarının ilgili vergi dairesinden getirtilmesi, aynı mükellefler hakkında dava açılmış ise, dosyalarının getirtilerek incelenmesi ve bu davayla ilgili belgelerin onaylı örneklerinin çıkartılarak dosya içine konulması; ... Dernek Dayanıklı Tüketim Malları Ltd. Şti.nin yetkilisi ile ...’ın, CMK'nin 48. maddesi uyarınca çekinme hakkı hatırlatılıp, tanık sıfatıyla dinlenerek, kendilerine, sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak kime verdiklerinin, sanığı tanıyıp tanımadıklarının, faturaların verilmesi konusunda sanığın bir iştirakinin bulunup bulunmadığının sorulması; gerektiğinde, faturaların gerçek alım-satım karşılığı olup olmadığının belirlenmesi için, faturaları düzenleyen mükelleflere ait mal ve para akışını gösteren sevk ve taşıma irsaliyelerinin, teslim ve tesellüm belgelerinin, bedelinin ödendiğine ilişkin ticari teamüle uygun ve kanıtlama yeterliliği olan banka hesaplarının ve kasa mevcuduyla uyumlu geçerli belgelerin getirtilmesinden sonra, faturaları düzenleyen mükellefler ile kullanan mükellefin ticari defterleri ve belgeleri üzerinde karşılıklı bilirkişi incelemesi yaptırılması; sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulması,
2- Kabule göre;
a) Aynı takvim yılı içerisinde farklı beyanname dönemlerinde sahte fatura kullanılması fiillerinin zincirleme sahte fatura kullanma suçunu oluşturacağı, bu nedenle sanık hakkında TCK’nin 43/1. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
b) Suça konu faturaların Kurumlar Vergisinde de kullanılması nedeniyle “26.04.2009” olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığında “2008” şeklinde yanlış gösterilmesi,
c) 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140-2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 23.01.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.