MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Vergi usul kanununa muhalefet
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dilekçe içeriğine göre Cumhuriyet savcısının temyiz itirazlarının defter ve belge ibraz etmeme suçundan verilen hükme ilişkin olduğu kabul edilerek yaplan incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1-Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 18.11.2014 gün ve 2013/830 esas, 2014/502 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere CMK'nın 231/11. maddesine göre hükmün açıklanmasına dair kararda; Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 141/3, CMK'nun 34 ve 230. maddeleri uyarınca hükmün gerekçesinde, iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin yazılması, kanıtların tartışılarak değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen kanıtlar ile mahkemece ulaşılan kanaatin, sanığın suç oluşturduğu veya oluşturmadığı sabit görülen fiilin belirtilmesi ve bu fiilin nitelendirilmesinin yapılması suretiyle bir hüküm kurulması gerekirken, atılı defter, belge ibraz etmeme suçu yönünden gerekçesiz hüküm kurulması,
2-Hükmün 5. maddesinde eylemin işleniş şekline göre asgari hadden ceza tayin edildiği belirtilmesine rağmen temel cezanın 213 sayılı yasanın 359/a-2 maddesi uyarınca 1 yıl hapis üst sınır olan 3 yıl hapis cezası olarak belirlenmesi suretiyle hükümde çelişkiye düşülmesi,
3-Atılı suçun niteliği itibari ile zincirleme şekilde işlenmesi mümkün olmamasına karşın sanık hakkında iddianame ile talep edilmemesine rağmen ek savunma da alınmadan 5237 sayılı TCK’nın 43. maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayini,
4-Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 gün ve 2008/250-13 sayılı kararında açıklandığı üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 5271 sayılı CMK’nun 231/6-c madde ve bendinde işaret olunan, zarar kavramının kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenebilir, ölçülebilir maddi zararlara ilişkin olduğu, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, zarar koşulunun ancak zarar suçlarında dikkate alınması gereken bir unsur olduğu, defter ve belge ibraz etmeme suçunda anılan maddenin aradığı anlamda somut bir zarardan söz edilemeyeceğinden, diğer unsurları oluşmayan Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması kurumunun uygulanmamasına dair gerekçede kurum zararının giderilmediğinden bahsedilmesi,
Yasaya aykırı, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 14/02/2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.