MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 213 sayılı Vergi Usul Kanununa aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
1- Sanık hakkında, hastalara gerçekte hasta alt bezi verilmesine rağmen, fiyatı daha fazla olan ... (sonda) verilmiş gibi fatura düzenlemek suretiyle sahte belge düzenlemek suçundan açılan kamu davasında; sanığın, verilen malzemelerle düzenlenen faturaların uyumlu olduğunu savunması karşısında; gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından, adlarına fatura düzenlenen hastaların veya yakınlarının tanık sıfatıyla dinlenilerek kendilerinden, suça konu faturalardaki malzemeleri gerçekten alıp almadıklarının sorulması, suçun sübûtu halinde eylemin “muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenlemek" olduğu da gözetilerek sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ile mahkûmiyet hükmü kurulması,
2- Kabule göre de;
a) 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 4369 sayılı Kanun ile değişik 359/b-1. maddesinde onsekiz aydan üç yıla kadar hapis cezası; aynı suçun düzenlendiği ve suç tarihinden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 276. maddesi ile değişik 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 359/b maddesinde ise üç yıldan beş yıla kadar hapis cezası öngörülmesi karşısında, 2007 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçunun cezasının alt sınırının 18 ay hapis olduğu gözetilmeden ve temel cezanın teşdiden uygulandığına ilişkin bir gerekçe de gösterilmeden, temel cezanın 3 yıl hapis cezası olarak belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayini,
b- Aynı takvim yılı içinde birden fazla sahte fatura düzenlemenin zincirleme suç oluşturduğu ve sanık hakkında TCK'nin 43. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
c- Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140-2015/85 sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz talebi bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 28.02.2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy