MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: Mahkumiyet
Sanığın, kardeşine ait kimlik bilgileri ile sahte senet ve sahte araç kiralama sözleşmesi düzenleyip araç kiralaması ve söz konusu aracı iade etmemesi şeklinde gerçekleşen eyleminde, resmi belgede sahtecilik suçunun oluştuğu, dolandırıcılık suçundan açılan bir dava ve kurulan bir hüküm bulunmadığı anlaşılmakla, dolandırıcılık suçu yönünden mahallinde işlem yapılabilmesi mümkün görüldüğünden tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiş; sanığın, sahte senet ve sahte araç kiralama sözleşmesi düzenlemesi şeklinde gerçekleşen eyleminin, zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu ve bu nedenle TCK’nin 43. maddesi uyarınca artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış; gerekçeli kararda, ertelemeye engel sabıkası bulunmadığından hapis cezasının ertelenmesine karar verildiği belirtilmesine karşın, hüküm fıkrasında, suç işleme konusundaki eğilimi, nazara alınarak cezasının ertelenmesi halinde tekrar suç işlemeyeceği konusunda olumlu kanaat oluşmadığından cezanın ertelenmesine yer olmadığına denilerek, hüküm fıkrası ve gerekçeli karar arasında çelişkiye neden olunmuş ise de, sanığın adli sicil kaydında ertelemeye engel sabıkası bulunması nedeniyle bu durumun maddi hata olduğu kabul edilmiş; 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığa yüklenen suçun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, cezayı azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 18.06.2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.