MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: Mahkumiyet
Sanığın, katılan ...'i borçlu, kendisini alacaklı göstermek suretiyle sahte olarak düzenlediği senedi satın aldığı bilgisayar karşılığında tanık ... ... ciro ettiği iddiasıyla açılan kamu davasında; suça konu senedin, tanık ... ... tarafından, katılan ve sanık aleyhine icra takibine konulduğunun, sanık ile tanık ... ... iştirak iradesi ile birlikte hareket ettiklerine dair dosya kapsamına yansıyan bir delil bulunmadığının anlaşılması karşısında, sanık yönünden suç tarihinin, suça konu senedin icra konulduğu 29.06.2006 tarihi değil, tanzim tarihi olan 15.01.2006 tarihi olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “resmi belgede sahtecilik” suçunun, suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nın 204/1. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibariyle tabi olduğu aynı Kanunun 66/1-e, 67/4. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken, 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e, 67/4 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 20.03.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy