MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Vergi Usul Kanununa Muhalefet
HÜKÜM: Mahkumiyet
1) 5271 sayılı CMK'nın 225. maddesi uyarınca hükmün konusu duruşmanın neticesine göre iddianamede gösterilen fiil ve failden ibaret olup, iddianamade açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılarak açılmayan davadan yargılama yapılıp hüküm kurulmasının mümkün bulunmadığı; 213 sayılı Yasanın 367. maddesi uyarınca dava şartı olan mütalaaya uygun olarak 18.12.2007 tarihli iddianame ile sanık hakkında, “2006 takvim yılında sahte fatura düzenlemek” suçundan kamu davası açıldığı, “2006 takvim yılında sahte fatura kullanmak” suçundan açılmış bir dava bulunmadığı gibi birbirinden ayrı ve bağımsız suçlar olan "sahte fatura düzenlemek" ve “sahte fatura kullanmak” suçlarının birbirine dönüşmeyeceği gözetilmeksizin, kararın gerekçesinde “sahte fatura düzenlemek” ibaresine yer verilmesine rağmen "sahte fatura kullanmak" suçundan hüküm kurularak hükmün karıştırılması,
2) Sahte fatura düzenleme suçunun oluşabilmesi için sahte faturaların 213 sayılı VUK'nın 230. maddesinde sayılan zorunlu unsurları taşıması gerektiği, aksi takdirde ilgili Kanunun 227/3. maddesine göre hiç düzenlenmemiş sayılacağı, sanığın düzenlediği iddia olunan faturaların asılları veya onaylı örneklerinin dosya içerisinde bulunmadığı anlaşılmakla; 2006 takvim yılında düzenlediği iddia olunan sahte faturaların dava zamanaşımı ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanması bakımından önemli olduğu da nazara alınarak, denetime olanak verecek sayıda faturaların aslı ya da onaylı örneklerinin duruşmaya getirtilip incelenerek kanunda öngörülen şekil şartlarını taşıyıp taşımadığının tespit edilmesi, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini yerine, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
3) Kabule göre;
a) Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.06.2013 gün 2013/8-151/304 sayılı ilamında açıklandığı üzere, birden fazla tekerrüre esas alınabilecek hükümlülüğün bulunması halinde, bunlardan en ağırının esas alınması gerektiği cihetle; sanığın sabıka kaydında yer alan ve daha ağır cezayı içeren Yalvaç Ağır Ceza Mahkemesinin 1997/30 esas, 1999/12 karar nolu ilamına ilişkin karar örneğinin kesinleşme ve infaz tarihiyle birlikte getirtilerek sonucuna göre sanık hakkında TCK’nın 58. maddesinin uygulanması gerekirken, daha az cezayı içeren Antalya 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2001/1653 Esas, 2004/201 Karar nolu ilamının tekerrüre esas alınarak hüküm kurulması,
b) Kasten işlenmiş suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olan 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 01.03.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.