Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 16.02.2018 tarih ve 2017/11014 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 26.02.2018 tarih ve KYB-2018/14461 sayılı ihbarnamesi ile;
Açığa atılan imzanın kötüye kullanılması ve özel belgede sahtecilik suçlarından şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda, Enez Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 08/01/2015 tarihli ve 2014/162 soruşturma, 2015/6 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin Edirne Sulh Ceza Hâkimliğinin 05/03/2015 tarihli ve 2015/814 değişik iş sayılı kararının "5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 160. maddesinde yer alan “Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.” şeklindeki düzenleme karşısında, Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmak zorunda olduğu, somut olayda şüpheli tarafından müşteki ... ... aleyhine Enez İcra Müdürlüğünün 2012/533 esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine esas teşkil eden 29/11/2007 tarihli adi yazılı belgede borçlu sıfatıyla müştekinin, alacaklı sıfatıyla da şüphelinin adları yanında onlar adına atılmış imzaların bulunduğu ve borçlu müşteki tarafından şüpheliye karşı borç ikrarını içerdiği, müştekinin vekili aracılığıyla Cumhuriyet Başsavcılığına sunmuş olduğu 30/05/2014 tarihli şikayet dilekçesinde, müştekinin şüpheliye hiç bir borcu bulunmadığı gibi bahse konu 29/11/2007 tarihli belgenin de müşteki tarafından tanzim edilmediğinin belirtilmesi ve müştekinin vekili aracılığıyla söz konusu icra takibine 25/06/2013 tarihli dilekçe ile itiraz edildiğinin anlaşılması karşısında, müşteki ile şüphelinin imza ve yazı örnekleri alınarak anılan 29/11/2007 tarihli belgedeki imza ve yazıların kime ait olduğunun tespiti ile bahse konu icra takibinin neticesinin araştırılmasından sonra sonucuna göre şüphelinin hukukî durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden” bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, bozulması istenilmiş olmakla,
Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
İncelenen dosya içeriğine göre; kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, Enez Cumhuriyet Başsavcılığı’nca verilen 08.01.2015 tarih ve 2014/162 Soruşturma-2015/6 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin merci Edirne Sulh Ceza Hakimliği’nin 05.03.2015 tarih ve 2015/814 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde takdir ve ifasına, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 19.03.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy