MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mühür bozma
HÜKÜM : Beraat
Sanık hakkında 05.06.2008 tarihli iddianame ile 16.10.2007 tarihli mühür bozma tutanağı esas alınarak açılan davada; dosya kapsamından ve UYAP sorgulamasından sanık hakkında aynı işyeri ile ilgili Gaziosmanpaşa Asliye Ceza Mahkemelerinde farklı tutanaklar nedeniyle ayrı davalar da açıldığının anlaşılması; sanığın; “... İSKİ yönetmeliğine göre üzerime atılı fiil suç olmaktan çıkarılmıştır, ayrıca belediye görevlileri tarafından aynı mühür hakkında birden çok tutanak tutulması nedeni ile hakkımda birçok dava açılmış bulunmaktadır, ben iş yerimin mühür konulan kısmını zaten kullanmıyorum,...” şeklindeki savunması ve sanık müdafiinin 27.02.2009 tarihli dilekçesi ekinde, diğer dava dosya bilgilerinin yer alması karşısında; farklı tarihlerde işlenen mühür bozma suçlarının, düzenlenen ilk iddianame tarihine kadar zincirleme tek mühür bozma suçunu oluşturabileceği cihetle; sanık hakkında aynı iş yeri ile ilgili açılmış tüm dava dosyaları ve özellikle Gaziosmanpaşa 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2013/1061 Esas sayılı dosyası getirtilip incelenerek, irtibatlı davaların mümkünse birleştirilmesi, değilse iddianame, tutanak gibi gerekli belgelerin onaylı örneklerinin dosya içerisine alınmasından sonra sanığın mühür bozma eylemleri ile ilgili zincirleme suç hükümlerinin uygulanma olanağının veya mükerrer dava bulunup bulunmadığının tartışılması, kesinleşen hükümler var ise sonradan sübutu kabul edilen eylem nedeniyle zincirleme suça ilişkin hükümler de uygulanarak tayin olunacak cezadan kesinleşmiş önceki cezanın mahsup edilmesi gerektiği dikkate alınıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ve “...belediye görevlilerince birden çok zabıt tutulduğu bu nedenle sanık hakkında birden çok dava açılmış olduğu, suça konu mühür bozma eylemine ilişkin olarak daha evvel sanığın birkaç kere cezalandırılmasına karar verilmiş olması karşısında aynı eylem nedeni ile sanığa birden çok ceza verilmesinin mümkün olmayacağı,...” şeklindeki isabetsiz gerekçe ve yetersiz araştırma ve inceleme ile sanığın beraati yönünde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25.04.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy