MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik, özel belgede sahtecilik
HÜKÜM: Mahkumiyet
1)Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan temyiz incelemesinde,
Sanıktan ele geçen ve hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne esas alınan sahte belge sayısı ve çeşidi dikkate alınarak TCK'nın 61. maddesi uyarınca temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamış, suça konu adli emanetin 2007/4087 sırasına kayıtlı belge asıllarının akıbeti hakkında mahallinde karar verilmesi ile 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 Tarih 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebeplerin bulunmadığı takdir, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2)Sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan temyiz incelemesinde,
a)Sanığın resmi belgede sahtecilik suçuna ilişkin savunmasının alınacağı sırada savunmasını güçlendirmek mahksadıyla sahteliğini belirterek soruşturma makamına ibraz ettiği 04.05.2007 tarihli vekaletname fotokopisini, savunmasında kullanmak suretiyle özel belgede sahtecilik suçunu işlediğinin iddia ve kabul olunduğu davada, belgenin fotokopi niteliğinde olması ve üzerinde yevmiye numarası ile mührün bulunmaması karşısında aldatma yeteneğinin bulunmadığı ve belgenin hukuki sonuç doğuracak nitelikte olmadığı anlaşılmakla, unsurları itibari ile sabit olmayan suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
b)Kabule göre de, 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 Tarih 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 02.04.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.