MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Görevi kötüye kullanmak
HÜKÜM: Mahkumiyet
Avukat olan sanığın kendi adına asaleten şikayetçi sıfatıyla "karşılıksız çek keşide etmek" suçundan hazırladığı 08.12.2010 havale tarihli şikâyet dilekçesinde "vekili" kısmına da kendi ismini yazıp, noterlikçe kendi adına düzenlenen bir vekâletname olmamasına rağmen, tanzim eden noterlik, tanzim tarihi, yevmiye numarası ve noterlik görevlisinin imzası olmayan, noterde düzenlenmiş görünümündeki vekâletnameye "Bu suret aslına uygundur. Av. ..." şerhi yazıp imzalamak suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında; sanığın, dilekçelerini hazırlarken ... isimli bir program kullandığını, sözkonusu programın her dilekçe için vekaletname çıkarttığını, yüzlerce takip yaptığı ve dosya açtığı için sehven bu durumu gözden kaçırdığını ve vekaletnameyi şikayet dilekçesine eklediğini,suç kastı bulunmadığını savunması, suça konu vekaletname suretinde noter adı, yevmiye no.su, imza gibi hiçbir asli unsurun bulunmaması, kişinin kendisini vekil tayin etmesinin de mümkün bulunmaması karşısında, sanığın savunmasının aksini kanıtlar nitelikte suç kastıyla hareket ettiğini gösterir nitelikte delil bulunmadığı gözetilmeden, hatalı değerlendirme ile eylemin görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğundan bahisle unsurları oluşmayan suçtan mahkumiyet hükmü kurulması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11.04.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.