MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Sanık müdafiine gerekçeli karar tebliğ edilirken, tebligat zarfının içerisine sehven mahkemenin 2013/29 karar sayılı ve 24/01/2013 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararının konulduğu, temyize konu kararın tebliğ edilmediği anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyizinin ögrenme üzerine ve yasal süresi içerisinde olduğunun kabulü ile yapılan incelemede;
1-Sanık ... hakkında ... adına sahte mesleki yeterlilik tamamlama belgesi ve SRC 1-3 geçici belgesi düzenlemek suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddia ve kabul olunan davada, belgelerde sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdiri hakime ait olduğu dikkate alınarak, dosya arasında bulunan suça konu belgelerin yetkili makamlardan mukayeseye esas olmak üzere, mümkünse suça konu belgelerin düzenlendiği tarihe ait orjinal belge örneklerinin temin edilerek suça konu sahte belgelerin asılları ile duruşmada karşılaştırmalı olarak incelenmek suretiyle özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması ve aldatıcılık niteliği olup olmadığı belirlenerek kararda tartışılması gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Kabule göre de;
a)Ceza tayininde 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesi uyarınca takdiri indirim neticesinde sonuç hapis cezasının 2 yıl 1 ay yerine, 1 yıl 13 ay olarak hesaplanması suretiyle eksik ceza tayini,
b)5237 sayılı TCK’nın 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 03.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy