Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 29.03.2018 tarih ve 2017/11909 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 04.04.2018 tarih ve KYB-2018/28481 sayılı ihbarnamesi ile;
Resmi evrakta sahtekarlık suçundan sanık ...'nun, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 347 ve 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun'un 4/1. maddeleri uyarınca 35.000,00 Türk lirası ağır para cezası ile cezalandırılmasına, cezasının 647 sayılı Kanun'un 6. maddesi gereğince ertelenmesine dair Eyüp 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 03/06/1997 tarihli ve 1996/29 esas, 1997/496 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, hükümlünün sabıka kaydının silinmesi talebi üzerine yapılan yargılama sonucunda, 3682 sayılı Adli Sicil Kanunu'nun 8/b maddesi gereğince sabıkasının arşiv kaydından silinmesine ilişkin İstanbul 48. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/03/2012 tarihli ve 2012/141 değişik iş sayılı kararının "5352 sayılı Adli Sicil Kanunu'nun geçici 2. maddesinin, suç tarihi itibarıyla bu Kanunun yürürlük tarihinden önceki kayıtlar hakkında, silmeye ilişkin koşulları düzenlediği, mülga 3682 sayılı Adlî Sicil Kanunu'na göre süre yönünden silinme koşulu oluşan ve silinmesi mümkün olan suçlara ilişkin adlî sicil kayıtlarının Adalet Bakanlığı Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce oluşturulan komisyonca adlî sicil kaydından çıkartıldığı, madde metinlerinde "affa uğramış olsalar bile" ibaresi bulunan başta Anayasanın 76 ncı maddesi ile özel kanunlarda (2839 sayılı Milletvekili Seçim Kanunu'nun 11. maddesi, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesi, 6136 sayılı Ateşli Silâhlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkındaki Kanun'un 7. maddesi, 357 sayılı Askeri Hakimler Kanunu'nun 1. maddesi vb. gibi) sayılan suç ve cezaların ise 5352 sayılı Kanun'un 10. maddesine istinaden istenildiğinde verilmek üzere arşiv kaydına alındığı, aynı Kanun'un 6290 sayılı Kanunla değişik 12. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde sayılan şartların gerçekleşmesi halinde silinebildiği, bu bağlamda sanığın adlî sicil kaydına konu mahkûmiyetinin henüz bu kapsamda bulunmadığı, silme işlemine tâbi suçun 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesinde sayılan suçlardan olduğu ve mevzuat gereği adlî sicil kaydından silinemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden” bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, bozulması istenilmiş olmakla,
Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
İncelenen dosya içeriğine göre; hükümlünün sabıka kaydını oluşturan suç Anayasanın 76. maddesinde sayılan “sahtecilik” suçu olup, 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu‘nun 12. maddesinde yazılı koşulların gerçekleşmemesi halinde arşiv kaydının silinemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde arşiv kaydının silinmesine karar verilmesi isabetsiz olup, kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, İstanbul 48. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.03.2012 tarih ve 2012/141 Değişik İş sayılı kararının, CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, gereğinin mahallinde takdir ve ifasına, dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 04.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy