Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 04.04.2018 tarih ve 2018/4282 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 11.04.2018 tarih ve KYB-2018/29865 sayılı ihbarname ile;
Resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından şüpheli ...hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığının 12/09/2017 tarihli ve 2017/4522 soruşturma 2017/6307 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin mercii İstanbul Anadolu 7. Sulh Ceza Hâkimliğinin 11/12/2017 tarihli ve 2017/6278 değişik iş sayılı kararının "5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
Somut olayda müştekiler vekilinin, şüphelinin sahibi olduğu şirket hakkında iflasın ertelenmesi davası nedeniyle ihtiyati tedbir kararı bulunmasına rağmen kötü niyetli olarak 2.000.000,00 Türk Lirası değerinde bono düzenleyip vererek resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarını işlediği iddiası üzerine, Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığınca şüphelinin üzerine atılı suçlarının yasal unsurlarının oluşmadığından bahisle herhangi bir araştırma yapmaksızın kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, şüphelinin ifadesinin alınması, söz konusu şirkete ait defter ve kayıtların getirtilerek incelenmesi, iflasın ertelenmesi ve ihtiyati tedbir kararlarına ilişkin Çorlu 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/261 esas sayılı dosyasının getirtilerek incelenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden” bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, bozulması istenilmiş olmakla,
Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
İncelenen dosya içeriğine göre, kanun yararına bozma isteminin kapsamının TCK‘nın 158/1-h. ve 204/1. maddelerinde düzenlenen “Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık“ ve “resmi belgede sahtecilik“ suçlarına yönelik olması karşısında; 01.03.2018 tarihinde yürürlüğe giren Yargıtay Büyük Genel Kurulu'nun işbölümüne ilişkin 09.02.2018 tarih ve 2018/1 sayılı kararı ile Yargıtay Kanunu'nun 14. maddesine göre kanun yararına bozma istemini inceleme görevinin Yüksek 15. Ceza Dairesi'ne ait olduğu anlaşıldığından, Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın görevli Daireye gönderilmesine, 07.05.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.