MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Sahte fatura düzenlemek, Tefecilik
A) Sanık ... hakkında 2009 takvim yılında sahte fatura düzenlemek suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafinin temyiz nedenlerinin incelenmesinde:
5237 sayılı TCK'nin 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Bozmaya uyularak yapılan yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışılarak değerlendirildiği, fiilin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı, incelenen dosyaya göre kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmış, sanık müdafinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün ONANMASINA,
B) Sanık ... hakkında 2008 takvim yılında sahte fatura düzenlemek suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafinin temyiz nedenlerinin incelenmesinde:
Sanık hakkında 213 sayılı VUK'nin 367. maddesi gereğince dava şartı olan ... Küçük ve Orta Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığı'nın 14/02/2013 tarihli ve 4474 sayılı üst yazısında bahsi geçen 27/06/2012 tarihli ve 2013/17 sayılı Rapor Değerlendirme Komisyonu mütalaası dosyaya konulmadan dava açıldığı ve hüküm kurulduğu anlaşılmış ise de; zamanaşımı, olumsuz bir muhakeme şartı olarak kovuşturmaya engel olduğundan, sanığa yüklenen 2008 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçunun, Kanun’daki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, en aleyhe kabulle 31/12/2008 olan suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanık müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun‘un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK'nin 223/8. maddesi gereğince DÜŞMESİNE,
C) Sanık ... hakkında 2009 takvim yılında sahte fatura düzenlemek suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık ve müdafinin temyiz nedenlerinin incelenmesinde:
Sanık hakkında 2009 takvim yılında sahte fatura düzenlenme suçundan verilmiş bir mütalaa bulunmadığı anlaşılmakla, öncelikle durma kararı verilip, sanık hakkında 213 sayılı VUK'nin 367. maddesi gereğince dava şartı olan mütalaanın verilip verilmeyeceği Vergi Dairesi Başkanlığından sorulması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yargılamaya devamla mahkumiyet hükmü kurulması,
Yasaya aykırı, ... ve müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
D) Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında tefecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanık ... müdafi, sanık ... ve müdafii, sanık ... ve müdafii, ... ve müdafii sanık ... ve müdafii, sanık ... ile sanık ...’nın temyiz nedenlerinin incelenmesinde;
1- Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... için;
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık ... müdafi, sanık ... ve müdafii, sanık ... ve müdafii, ... ve müdafii sanık ... ve müdafii ile sanık ...’nın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
Sanıkların, POS cihazlarını kullanım amaçları ve sözleşme koşulları dışında, kredi kartı sahiplerinin nakit ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla kullanmaktan ibaret eylemlerinin, 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'nun 36. maddesinde düzenlenen zincirleme şekilde gerçeğe aykırı olarak harcama belgesi düzenleme suçunu oluşturduğu, sanıkların bu suçtan mahkumiyetlerine karar verilmesi yerine, suç vasfında yanılgıya düşülerek tefecilik suçundan hükümler kurulması,
2- Sanık ... için;
Sanık hakkında tefecilik suçundan açılan kamu davasında, sanığın; “ben oğlum olan ...’e vekalet vermiştim, burada iş yeri olup olmadığını bilmiyorum, ben ev hanımıyım” şeklinde savunma yaparak atılı suçlamayı kabul etmediği, ... Küçük ve Orta Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığı’nın 31/05/2013 tarih ve 2013-A-1404/29 sayılı vergi tekniği raporunun sonuç bölümünde; sanığın kuyumculuk faaliyetinde bulunmak üzere mükellefiyet tesis ettirmediği, şahsi mükellefiyeti ile ilgili ise sahte belge düzenleme ve tefecilik faaliyetinde bulunduğuna ilişkin herhangi bir olumsuz tespitin yapılamadığı, mükellef kurumu adına sahte belge düzenleme ve tefecilik faaliyetlerinin ise sanık ...’den aldığı vekaletname ile ... tarafından yapıldığının tespit edildiği, mükellef ... hakkında vergi kanunları yönünden yapılacak bir işlemin bulunmadığının belirtildiği, diğer sanıklar ve tanıkların beyanları, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler kapsamında sanığın atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşılmakla; suçun sübut bulmadığı atılı suçtan sanığın beraati yerine mahkumiyetine hükmolunması yasaya aykırı,
3- Kabule göre de; 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafi, sanık ... ve müdafii, sanık ... ve müdafii, ... ve müdafii sanık ... ve müdafii, sanık ... ile sanık ...’nın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07/07/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.