MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Memur olmayan kimsenin resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: Mahkumiyet
Bozma kararına uyularak yapılan yargılamada, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7 ve 5349 sayılı Kanun'la değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9. maddeleri hükmü karşısında, sanığa yüklenen “resmi belgede sahtecilik” suçunun 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren ve lehe olan 5237 sayılı TCK’nin 204/1. maddesinde öngörülen cezasının miktarı ve üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 05.01.2005 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleşmesi nedeniyle; sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun'un 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün bulunduğundan, sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5237 sayılı TCK'nin 66/1-e, 67/4 ve 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddeleri gereğince DÜŞMESİNE, 17.10.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.