MAHKEMESİ :...
SUÇ : Kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği ve bu suça iştirak
HÜKÜM : Mahkumiyet
Gerekçeli karar başlığına yanlış yazılan mahkumiyet hükmüne konu suç adının “kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği ve bu suça iştirak”, suç tarihinin de “08.02.2005” olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanıkların uzun yıllardır devam eden fiili bir duruma hukuki nitelik kazandırmak amacıyla fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek, iştirak halinde yüklenen suçu işlediklerinin anlaşılması karşısında; eylemin suç tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nin 347.maddesinde tanımlanan “... sahih bir keyfiyetin esbabı sübutiyesini tedarik maksadiyle sahtecilik...” suçunu oluşturduğu,
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen suçun yasada gerektirdiği cezasının üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK'nin 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, 08.02.2005 suç tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği gözetilmeden mahkumiyet kararı verilmesi,
Yasaya aykırı, sanık ... müdafii, sanıklar ..., ... ... ve ...’un temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi gereğince DÜŞMESİNE, 22.01.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy