MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Vergi Usul Kanununa Muhalefet
HÜKÜM : Mahkumiyet
Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca 10/10/2011 tarh 2011/23005 Esas numaralı iddianamesi ile sanık hakkında 2010 takvim yılında sahte fatura düzenleme ve defter ve belge ibraz etmeme suçlarından dava açıldığı ancak bu eylemler yönünden karar verilmediği anlaşılmakla zamanaşımı süresince bu suçlar yönünden hüküm kurulması mümkün görülmüştür.
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.11.2018 tarihli, 2018/427 Esas ve 2018/517 Karar sayılı kararına göre, sahte fatura düzenleme ve kullanma suçlarının oluşması için suça konu faturaların, 213 sayılı VUK'nin 230. maddesinde yer alan unsurları taşımasına gerek olmadığından tebliğnamedeki fatura aslı aranmasına yönelik bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre katılan vekili ve sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1)Aynı takvim yılı içinde birden fazla sahte fatura düzenlemek eyleminin zincirleme suç oluşturduğu ve sanık hakkında TCK'nin 43. maddesi hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2)5237 sayılı TCK'nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06/02/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy