MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği
HÜKÜM: Mahkumiyet
1. SGK Adıyaman Sigorta İl Müdürlüğü hukuk servisinde dava takip memuru olan sanık hakkında, bir kısım icra ve dava dosyalarına ilişkin düzenlenen sarf makbuzlarında, gerçek masraf rakamının başına rakam eklemek veya masraf yapılmadığı halde masraf yapılmış gibi göstermek suretiyle kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında; sanığın, “Benim evrak düzenleme konusunda resmi olarak herhangi bir görevim yoktu, avukat olmadığım için bunları yapmam da mümkün değildir, belgelerin hazırlanması konusunda kendilerine yardımcı oluyordum. Resmi belgelere hukuk servisinde görevli avukatlar tarafından imza atılıyordu. Dolayısıyla SGK'yı ilgilendiren hiçbir belgeye resmi anlamda benim imza atmam veya bunlar üzerinde oynama yapmam, bu şekilde hem sahtecilik hem de menfaat temin etmem söz konusu olamaz.” şeklindeki savunması; suça konu belgelerin duruşmaya getirtilip incelenmediğinin ve belgelerdeki imzaların sanığa aidiyeti yönünden herhangi bir araştırma yapılmadığının anlaşılması karşısında; suça konu belgelerdeki imzaların sanığın eli ürünü olmadığının belirlenmesi hâlinde, yüklenen fiilinin 5237 sayılı TCK’nin 204/1. maddesinde düzenlenen resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı, 5271 sayılı CMK’nin 217. maddesinin 1. fıkrasına göre, duruşmaya getirilerek tartışılmayan delillerin hükme esas alınamayacağı dikkate alınarak; suça konu belgelerin duruşmaya getirtilip incelenmesi, sanığa gösterilerek yazı ve imzaların kendisine ait olup olmadığının sorulması, kendisine ait olmadığını söylemesi hâlinde, belgelerdeki yazı ve imzaların sanığa ait olup olmadığı konusunda uzman bir kurum veya kuruluştan rapor alınması, sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2. Kabule göre; kendisini vekil ile temsil ettiren katılan kurum lehine hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanık ve katılan vekilinin temyiz talebi bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, 12.02.2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.