MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
1- Sanık ... hakkında ... plakalı traktörü temyiz dışı sanık ... 'a, sahte vekaletname kullanmak sureti ile devretmeye çalıştığı ve aynı traktöre ait trafik belgesinde yer alan araç muayenesi kısmındaki mühürlerin sahte olduğu ve araç tescil belgesinin ise tamamen sahte olduğu iddiası ile resmi belgede sahtecilik suçundan açılan kamu davasında; ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 14.10.2003 gün ve 232-250 sayılı, 09.10.2012 tarihli 2011/8-335 Esas ve 2012/1804 sayılı kararlarında da açıklandığı üzere, sahtecilik suçunun oluşabilmesi için belgenin nesnel olarak aldatıcılık niteliğinin bulunması ve keyfiyetin belgeden objektif olarak anlaşılması gerektiği; dosyada aslı bulunan suça konu sahte muayene İşlemlerini içeren ... plaka sayılı kamyona ait motorlu araç trafik belgeleri üzerinde heyetimizce yapılan incelemede; suça konu edilen aracın muayenesi bölümünde karayollarına ait hologramın bulunmadığı, trafik tescil belgesinin Ön yüzünde trafiğe ait herhangi bir mühür izi ve arka yüz alt bölümünde seri numarasının olmadığı, yapılan sahteciliğin ilk bakışta kolaylıkla fark edildiği anlaşılmakla, bu belgeler yönünden suça konu sahtecilik fiilinin mevcut haliyle aldatma niteliğinin bulunmadığının anlaşılması, sanık ...'ın savunmasında, suça konu trafik tescil belgesi ve vekaletnamenin sanık ... tarafından hazırlanarak kendisine gönderildiğini, bu belgelerin sahte olduğunu bilmediğini, kendisinin resmi işlemlerden anlayabilecek düzeyde okur yazarlığının bulunmadığını beyan etmesi ve suça konu vekaletnamenin de temyiz dışı sanık ... ve sanık ... adına düzenlenmiş olması karşısında, suça
konu trafik tescil belgesi ile motorlu araç trafik belgesindeki muayene işleminin aldatma kabiliyetlerinin bulunmadığı ve sanığın trafik tescil belgesi ile motorlu araç trafik belgesindeki muayene işleminin ve vekaletnamenin sahte olduğunu bildiğine dair mahkumiyetine yeterli ve kesin delil bulunmadığı gözetilmeden, resmi belgede sahtecilik suçundan sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
II- Kabule göre de; sanık ...'ın mahkûm olduğu cezanın 3 yılın altında bulunması nedeniyle erteleme kapsamında bulunduğu gözetilmeden, suç tarihinde 65 yaşından büyük olup ertelemeye engel sabıkası bulunmayan sanık hakkında ceza süresi göz önüne alınarak TCK'nin 51. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26.06.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy