MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Vergi Usul Kanununa muhalefet
HÜKÜM: Mahkumiyet
Sanığın yokluğunda verilen hükme ilişkin gerekçeli kararın, sorgusunda bildirdiği adresine yapılan tebligatın iadesi üzerine, gerekçeli kararın aynı adrese 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre tebliğ edildiği, ancak bu adrese daha önceden tebligat yapılmadığından, belirtilen şekilde tebliğinin usulsüz olup, sanığın hükmü öğrenme ile yasal süresi içinde temyiz ettiği kabul edilerek yapılan incelemede;
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9. maddeleri hükmü karşısında; iddianame ile sanığa yüklenen 2004 takvim yılında "sahte fatura düzenlemek” suçunun, tabi olduğu suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK'nin 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle CMK’nin 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞMESİNE, 19.02.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.