MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Sanığın yokluğunda verilen kararın, aynı zamanda bilinen en son adresi olan MERNİS adresine öncelikle Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesine göre tebliği gerekirken, doğrudan Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi gereğince yapılan tebligatın usulsüz olması nedeniyle sanığın sonradan bildirdiği adresine yapılan tebligattan sonra 04.12.2014 tarihinde verdiği temyiz dilekçesinin süresinde olduğunun kabulü ile yapılan incelemede;
1- Anayasanın 141, 5271 sayılı CMK'nın 34, 230 ve 1412 sayılı CMUK'nın 308/7. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık olması ve Yargıtay’ın bu işlevini yerine getirmesi için kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmelerin, sanığın eyleminin ve yüklenen suçun yasal unsurlarının ne olduğunun açık olarak gerekçeye yansıtılması gerekirken bu ilkelere uyulmadan gerekçeden yoksun olarak hüküm kurulması,
2- Daha önce hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen ve denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işleyen sanıkla ilgili olarak yapılan ihbar sonrası açılan duruşmada önceki hüküm açıklanmış ise de; sanığın savunmasında bildirdiği son adresine, ihbar yazısının örneği de eklenerek, dosyanın yeniden ele alındığı ve duruşmaya gelmediği takdirde açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanacağı uyarısı da yazılarak duruşma tarihi ve saatiyle birlikte usulüne uygun olarak tebligat yapılmadan hüküm kurulmak suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25.04.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy