MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan
HÜKÜM : Mahkumiyet
Bozma kararı sonrasında yapılan yargılamada verilecek hükmün yine Yargıtay temyiz incelemesine tabi olacağı ve temyiz süresinin 7 gün olduğu gözetilerek; mahkemenin bozma sonrası verdiği hükme yönelik olarak 15 gün temyiz süresi belirleyerek tefhim edilmesinde, kanun yolu başvuru süresi bakımından sanığın yanıltıldığı ve 15.11.2018 tarihli temyizi süresinde kabul edilerek yapılan incelemede;
1- Sanığın savunmalarında, suça konu trafik ceza tutanağında belirtilen ... plakalı aracı kendisi kiralamış olmasına karşın şirketteki başka şoförler tarafından da kullanıldığını ve suça konu trafik ceza tutanağındaki imzanın kendisine ait olmadığını beyan etmesi karşısında gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkarılması için; suça konu trafik ceza tutanağındaki imzanın sanığın eli ürünü olup olmadığına dair inceleme yaptırılması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Kabule göre de; 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10.09.2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy