MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
5271 sayılı CMK'nin 231. maddesinin 8. fıkrasının son cümlesine göre, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 17.07.2009 tarihi ile denetim süresi içinde sanığın işlediği ikinci suçun suç tarihi olan 29.01.2012 arasında dava zamanaşımının durduğu gözetilerek yapılan incelemede;
Bozmaya uyularak yapılan yargılamada, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9. maddesi hükmü uyarınca; sanığa yüklenen “resmi belgede sahtecilik” suçunun 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren ve lehe olan 5237 sayılı TCK’nin 204/1. maddesinde öngörülen cezasının miktarı ve üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e maddesinde öngörülen asli dava zamanaşımının, kesici son işlem olan bozmaya konu ilk mahkumiyet kararının verildiği 08.12.2005 tarihinden, hükmün açıklandığı 13.11.2018 tarihine kadar gerçekleştiği ve kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet hükmü kurulması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA; ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Kanun’un 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK'nin 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE, 12.12.2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy