MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: Mahkumiyet
Sanık hakkında katılan ... adına onun bilgisi ve rızası dışında iki adet bono düzenleyerek ...… Ltd. Şti. yetkilisi olan ... ...’in çalışanına verdiği iddiasıyla açılan kamu davasında;
A) Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 22.04.2014 tarih ve 2013/11-397 Esas, 2014/202 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, 5237 sayılı TCK'nın “Kamu güvenine karşı suçlar” bölümünde düzenlenen ve belgenin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi ile kamu güveninin sarsıldığı kabul edilerek suç sayılıp yaptırıma bağlanan “resmi belgede sahtecilik” suçlarının hukuki konusunun kamu güveni olduğu, suçun işlenmesi ile kamu güveninin sarsılması dışında, bir veya birden fazla kişinin de haksızlığa uğrayıp suçtan zarar görmesi halinde dahi, suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamının, diğer bir ifadeyle kamunun olduğuna dair kabulünün etkilenmeyeceği, sanık hakkında benzer eylemleri nedeniyle Bursa 2. Asliye Ceza Mahkemesi ve İstanbul Anadolu 51. Asliye Ceza Mahkemesi’nde açılan davalarda sanık hakkında mahkumiyet hükümleri kurulduğu ve hükümlerin temyiz incelemesinde olduğu, Bursa 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2013/554 esas, 2014/351 karar sayılı dosyasında iddianame tarihi 27/08/2012 olup, temyize konu davadaki ve İstanbul Anadolu 51. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2013/493 esas ve 2014/318 karar sayılı dosyasındaki suç tarihlerinin bu iddianame tarihinden önce olduğu, eylemler arasında hukuki kesintinin bulunmadığı, zincirleme şekilde işlenmiş suçlar olduğu anlaşılmakla; aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunan temyize konu dosya ile İstanbul 51. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2013/493 esas ve 2014/318 karar sayılı dosyasının Bursa 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2013/554 esas, 2014/351 karar sayılı dosyası ile birleştirilip, sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
B)Kabule göre de; 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18.09.2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.