MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahte fatura kullanma ve düzenleme
HÜKÜM : Asıl karar; Sanık ... hakkında; beraat
Sanık ... hakkında sahte fatura düzenleme ve kullanma suçlarından; mahkumiyet
1-Sanık ... müdafiinin, sanık hakkında 2007 takvim yılında sahte fatura kullanma ve 2008 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz taleplerinin incelenmesi;
Yapılan yargılama sonucunda toplanan deliller gerekçeli kararda incelenip, sanığa yüklenen suçun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonucuna uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz taleplerinin reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
2- Şikayetçi vekilinin, sanık ... hakkında verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde;
5271 sayılı CMK’nın kanun yollarına başvurma başlıklı 260/1. maddesindeki “hakim ve mahkeme kararlarına karşı Cumhuriyet savcısı, şüpheli ve bu kanuna göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolları açıktır” hükmü karşısında; katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş olan ve kovuşturma evresinde usulüne uygun olarak duruşmadan haberdar edilmediği için davaya katılma talebinde bulunamayan şikayetçi kurumun yokluğunda verilen hükmü, vekilinin 07.08.2015 tarihinde temyiz ettiği görülmekle, yasa yollarına başvurma hakkı bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Kovuşturmanın her aşamasında kamu davasına katılma hakkı bulunan müşteki kuruma duruşma gününün usulen bildirilip, davaya katılma iddia ve delillerini sunma olanağı tanınması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulmak suretiyle iddia hakkının kısıtlanması,
3- Sanık ... müdafiinin hakkında 2008 takvim yılında sahte fatura kullanma suçundan mahkumiyet hükmü verilen ek karara yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde;
CMK'nin 223. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "duruşmanın sona erdiği açıklandıktan sonra hüküm verilir" düzenlemesi ile 231. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "duruşma sonunda 232. maddede belirtilen esaslara göre duruşma tutanağına geçirilen hüküm fıkrası okunarak gerekçesi ana çizgileriyle anlatılır" şeklindeki düzenleme nazara alındığında; yeniden duruşma açılması, duruşmanın sona erdiği açıklandıktan sonra asıl hüküm niteliğinde olan kısa kararın açıklanması, duruşma tutanağına geçirilerek okunması, gerekçesinin ana çizgileriyle anlatılması gerekirken asıl hüküm kurulduktan sonra yeniden duruşma açılıp taraflar haberdar edilmeden savunma hakkını kısıtlar şekilde dosya üzerinden ek karar verilmek suretiyle mahkumiyet hükmü kurulması,
Yasaya aykırı, sanık müdafii ile şikayetçi vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05.11.2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy