MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yapılan duruşmaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz nedenlerinin reddine, ancak;
1-Sanığın, kendisini alacaklı, mağdur ...’ı borçlu göstermek suretiyle hazırladığı sahte senetleri...’a ciro etmek suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında; suç konusu senet asılları dosyada bulunmamakla birlikte, dosya içinde mevcut fotokopileri incelendiğinde, suç konusu senetlerden birinin ödeme tarihinin 13.09.2009, diğerinin ise 13.10.2009 olduğu; 13.10.2009 ödeme tarihli senedin düzenlenme tarihinin 13.07.2007 olarak yazıldığı ancak ödeme tarihi 13.09.2009 olan senedin fotokopisinin net olmaması nedeniyle düzenlenme tarihinin “13.07.200” şeklinde görüldüğü anlaşılmakla, öncelikle suç konusu belgelerin asılları getirtilip incelenmek suretiyle özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması ve denetime olanak verecek şekilde dosya arasında bulundurulması; 5237 sayılı TCK'nin 43/1. maddesinin uygulanabilmesi için "bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi" gerektiği göz önünde bulundurularak, suç tarihinin tespiti ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmesi açısından, suç konusu senetlere dayanarak icra takibi başlatan... tanık sıfatıyla dinlenilerek, suç konusu senetlerin sanık tarafından hangi tarihte kendisine verildiği, her iki senedin aynı anda mı yoksa farklı tarihlerde mi kendisine verildiği hususlarında beyanına başvurulması; suç konusu senetlerin aynı anda verildiğinin anlaşılması ve farklı tarihlerde düzenlendiklerine dair bir delil bulunmaması halinde, suçun aynı anda işlendiğinin kabul edilmesi gerekliliği karşısında zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağı, ancak belge sayısının TCK'nin 61. maddesi uyarınca temel cezanın tayininde nazara alınması gerektiği gözetilmeden eksik inceleme sonucu hüküm kurulması,
2-Kabule göre de; 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanığın kazanılmış hakkının gözetilmesine, 05.11.2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy