MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik, resmi belgeyi yok etme
HÜKÜM: Mahkumiyet
Antalya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.12.2009 tarih 2007/1363 Esas 2009/1214 Karar sayılı resmi belgede sahtecilik ve resmi belgeyi yok etme suçlarından verilen mahkûmiyet hükmünün, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 22.10.2014 tarih ve 2012/29964 Esas, 2014/17209 karar sayılı ilamı ile bozulmuş, ancak mahkeme bozma sonrası yaptığı yargılama sonucunda, 26.03.2015 tarih ve 2014/867 Esas, 2015/234 Karar sayılı kararı ile direnmiştir. Direnme hükmüne yönelik sanık müdafinin temyizi üzerine yeniden yapılan inceleme sonucunda mahkemenin direnme kararı yerinde görülmeyerek, Dairemizin 26.09.2018 tarih 2018/4783 Esas ve 2018/7280 Karar sayılı ilamı ile dosya Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmiş, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.06.2019 tarih ve 2018/11-471 Esas, 2019/487 Karar sayılı kararıyla, "Antalya 7. Asliye Ceza Mahkemesince resmî belgede sahtecilik suçundan verilen 26.03.2015 tarihli ve 867-234 sayılı karar yeni hüküm niteliğinde olduğundan, dosyanın öncelikle anılan hükme yönelik temyiz incelemesi yapılmak üzere Yargıtay 11. Ceza Dairesine gönderilmesi ve temyiz incelemesinden sonra da sanık hakkında resmî belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek suçundan kurulan direnme kararına konu mahkûmiyet hükmü yönünden inceleme yapılmak üzere Ceza Genel Kuruluna iadesine..." karar verilerek Dairemize gönderilmesi üzerine yapılan incelemede;
1-Sanık hakkında “resmi belgede sahtecilik” suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafinin temyiz talebinin incelenmesinde;
Mahkemece direnme kararı verildiği belirtilmekle birlikte, bozma kararından sonra suça konu belgenin aldatma niteliği tartışılarak gerekçenin değiştirildiği, bu nedenle mahkeme kararının direnme niteliğinde olmayıp, eylemli uyma olarak kabulü ile yapılan incelemede;
Sanığa yüklenen “resmi belgede sahtecilik” suçunun yasada öngörülen cezasının miktarı ve üst sınırı itibarıyla tabi olduğu TCK’nin 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, 25.05.2007 suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanık müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞMESİNE,
2- Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.06.2019 tarih ve 2018/11-471 Esas, 2019/487 Karar sayılı “... Antalya 7. Asliye Ceza Mahkemesince resmî belgede sahtecilik suçundan verilen 26.03.2015 tarihli ve 867-234 sayılı karar yeni hüküm niteliğinde olduğundan, öncelikle anılan hükme yönelik temyiz incelemesi yapıldıktan sonra resmî belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek suçundan kurulan direnme kararına konu mahkûmiyet hükmü yönünden inceleme yapılmak üzere Ceza Genel Kuruluna iadesine...” ilişkin tevdi kararı doğrultusunda; direnme hükmü yönünden 6763 sayılı Kanun'un 38. maddesi ile eklenen 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un geçici 10. maddesi gereğince karar verilmek üzere dosyanın YARGITAY CEZA GENEL KURULUNA GÖNDERİLMESİNE, 27.11.2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy