MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Memurun resmi evrakta sahtekârlığı
HÜKÜM: Mahkumiyet
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9. maddeleri hükmü uyarınca; sanığa yüklenen “memurun resmi evrakta sahtekarlığı” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibarıyla tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nin 102/3. maddesinde öngörülen 10 yıllık asli zamanaşımının, 10.07.2002 tarihli gıyabi tutuklama kararından, zamanaşımını kesen sanığın sorgu tarihi olan 27.04.2015 tarihine kadar gerçekleştiği gözetilmeden yargılamaya devamla mahkumiyet hükmü kurulması,
Yasaya aykırı ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE, 25.12.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.